9 Kasım 2010 Salı

Seks mi?

İçinde bir burukluk var. Yoksa kuruma mı demeliyim. Hani daha önce bahsetmiştim ya. Kitap arasındaki gibi kuruma. O kuruma şekli sanırım sancısız olmuyor. Ne sancısız oluyor ki. Bazı beklentilerimi geride bırakıyorum sanırım. Buna sanıyorum diyorum, çünkü henüz kesin bir bulguya rast gelmedim hayatımda. Ya da yaşadıklarımda Ya da hissettiklerimde. Bir döngü gibi dönüyorum. Dönüşüm sonsuz bir halkanın içinde ya da bir farenin kafesindeki gibi değil. Bir döngü var dönüyorum. Döndükçe bir başka ben oluyorum. Bir başka benin izlerini görüyorum kıyıda köşede. İşte kurumak ve dönmek arasında bu yazıyı yazıyorum size. Arada kalmışım gibi. :) Arada kaldım tam arada tosss.:)

Yüreğim artık soğumaya durmuş bir motor gibi. Yüreğim soğumaya durdukça hayatın diğer yerlerine saldırıveriyorum tüm gücümle. Böyle olmak zorunda mı? Gerçi bu çok aptal bir soru oldu. Ben yapmıyormuyum bunu kendi halime. Amaaan neyse. Bir kaç kelime yazıp rahatlamak derdindeyim yine.
Artık soğuk ve donuk olduğumu kabul ediyorum. Evet dışarıdan bakınca pek soğuk olduğum söylenmiyor bana. Ama ilişi olunca işin içinde donuklaşıyorum. Belkide doğru kişiyi bulamadığım içindir (burada belirtmem lazım bu cümleyi yazarken dudak büküyorum yazıma ve kendime) Allah aşkına doğru kişi nedemek ya? Ya da nasıl birşey. Kabul ediyorum ya da itiraf ediyorum.Bilmiyorum... doğru kişinin kim olduğunu da nasıl birşey olduğunu da ve sevmeyide. Doğru kişi ile ne yapacağımı da bilmiyorum. Sahi doğru kişiyle ne yapılır. Yemek yenir mi? Uyunur mu? Seks mi yapılır? Ne yapılır doğru kişiyle. Ya da bir hayat paylaşılır belki de. Neyse işte. Ruhsuz olmak yolunda ilerliyorum. Kitap arasında solmaya devam...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder