31 Ocak 2011 Pazartesi

Ben her bahar...

Bu akşamı kendime Sezen Aksu şarkıları ile dolu bir akşam ilan ettim. Eve geldiğimden beri Sezen Aksu şarkıları çalıyor fonda. Yemek yerken, meyve yerken, Çay içerken onun şarkıları eşlik etti bana. Ne çok hayatta dair şarkısı varmış meğer. Dinledikçe hayret ediyor kulaklarım. Her dinleyişimde hep bambaşka lezzetler alıyor ruhum. Dertlerime merhem oluyor biraz. Bazen düşünüyorum ulan ne derdin var diye. Dert dediğin nedir ki diye. Ama öyle demeyin. Ne olur demeyin! Her dağın kışı kendine. Her dağdaki kış kendine zorlu. Benim öyle. Bana göre kış her yanıyla.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Sade Hayat

Kapılar vurup gidebilir mi bir insan? Bu sorunun genel cevabı sanırım kendinde gizli. Evet. Bir insan kapıları vurup ardı ardına gidebilir. Peki ya mevzu olan konu duygular ile ilgiliyse. Duygular da vurup kapıları üst üste çekip gidebilir mi? Bu konu benim açımdan biraz tartışma konusu.

21 Ocak 2011 Cuma

Parmak Uçlarım

Nasıl da düşünüp duruyorum bir ufuk çizgisi üzerindeymişcesine. Bir yolda yürüyen elinde asası eski zaman dervişleri gibi. Öyle hisseder ruhum bir kaç zamandır. Öyle görür kendini bedenim. Alıp başını gidecekmiş gibi olmak hali anlayacağın. Alıp başını gitmek. Artık nereye, nereden, kiminle, niye diye sormadan alıp başını gitmek. Uzaklaştıklarımı bir kenara bırakıp, yakınlaşdıklarımı da... Alıp başını gitmek... İçime işlemiş bir yol hikayesimi vardır dersin. Bir derviş ruhudur belki taşıdığım geçmişden gelen. Ama ben yeniden doğuşa inanmıyorum ki. Ruhum rahatlasın istiyorum belki. Rahatlasın artık. Bir bekleme hali bir olma halinden çıksın istiyorum. Halbuki hala parmak uçlarım üşüyor. Hayat adına, kendim adıma bu kadar yol kat etmişken tüm parmaklarımın uçları üşüyor sebepsiz...

16 Ocak 2011 Pazar

Dayan...

Bir burkaç gibi dönüp duruyor beynim. Yüreğim anlamsız bir hissizlik içinde duruyor. Her şey olması gerektiği gibi olmalı yolunda sancılı bir dönemeçteyim şu sıralar. Aklım ve de fikrim ve de bedenim garip sanrılara sarmalanmış durumda. Eskiden olsa bu hallerimde melankolik bir romantizm içinde kasıp kavrulurdum. Ama şimdi... Halim de bir garip... Durup atamıyorum kendimi o melankolik melodram içine. Güçlü durasım var her ne olursa olsun. Güçlü ve ayakta. Güçlü ve kendim olarak.