15 Mayıs 2012 Salı

Bir İhtimal Daha Var / Have A Contingency More


13 Mayıs 2012 Bu tarih aslında Türkiye’de “Anneler Günü” olarak kutlanıyor. Evet doğru. Bir gün öncesinde annemin yanına gidip kutladım aneminde anneler gününü. Maddi olanaksızlarım yüzünden hediye alamamış olmanın burukluğunu yaşamış olsam da yapacak bir şeyim yok gibi. Bunu zaten o da biliyor. Yüreklidir benim annem. Yürekli ve dirayetli… Sanırım büyüdükçe anlaşılıyor annelerin çocuklarına olan ilgileri ve bu ilginin nedenleri. Yirmili yaşlarımı yaşarken abarttığını düşünürdüm hep. Neden bu kadar titizlenip bu kadar üzerimize düşüyor diye düşünüp gereksiz bir olduğunu düşünürdüm. Sonradan sonraya anladım ki asıl abartan benmişim. J Yaşadıkça öğrenilen onca şey içinde bu da oluverdi işte. Anneler aslında hiç abartmazlar. Çünkü sevgi selleri içinde yaşarlar. Bazen ölümü düşüyor aklıma. Ve hemen uzaklaşıyorum. Çünkü ruhum acıyor. Allah yardımcımız olsun.

May 12, 2012 This date is actually in Turkey, "Mothers Day" is celebrated. Yeah right. I celebrated my mother went to my mother the day before the day of the mothers. Although I did not receive gifts because of financial difficulties being experienced frustration as I have nothing to do. You already know it. The brave my mother. Hearted, and wiser ... I think the reasons for this interest grows, and their interest in the children of mothers who understood. Always lived in my early twenties I thought I was exaggerating. Why is it so unnecessary to think he would think that falls on us. Later I realized that after I'm all real exaggerated. This also happened in so many things learned here to Eternity. No excess in fact does not make mothers. Because they live in a flood of love. Sometimes I think of death is falling. And right away. Because it hurts my soul. God help us.


Bir İhtimal Daha Var

 13 Mayıs 2012 Bu tarih aslında Türkiye’de “Anneler Günü” olarak kutlanıyor. Evet doğru. Bir gün öncesinde annemin yanına gidip kutladım aneminde anneler gününü. Maddi olanaksızlarım yüzünden hediye alamamış olmanın burukluğunu yaşamış olsam da yapacak bir şeyim yok gibi. Bunu zaten o da biliyor. Yüreklidir benim annem. Yürekli ve dirayetli… Sanırım büyüdükçe anlaşılıyor annelerin çocuklarına olan ilgileri ve bu ilginin nedenleri. Yirmili yaşlarımı yaşarken abarttığını düşünürdüm hep. Neden bu kadar titizlenip bu kadar üzerimize düşüyor diye düşünüp gereksiz bir olduğunu düşünürdüm. Sonradan sonraya anladım ki asıl abartan benmişim. J Yaşadıkça öğrenilen onca şey içinde bu da oluverdi işte. Anneler aslında hiç abartmazlar. Çünkü sevgi selleri içinde yaşarlar. Bazen ölümü düşüyor aklıma. Ve hemen uzaklaşıyorum. Çünkü ruhum acıyor. Allah yardımcımız olsun.
Bu tarihin aynı zamanda bir başka anlamı daha var aslında Türkiye’de yaşayan insanların bir kısmı için. Bu tarih bilmem kaç bininci kez düzenlenen ALES (Akademik Lisans Eğitim Sınavı) ve belirli aralıklarla girmemiz gereken bir sınav. Yüksek Lisans için, doktora eğitimi için ve akademik atamalar için gerekli görülen bir sınav. Evime uzak ve garip bir ilkokulda girdim sınava. Uzun zamandır yapmadığım bir şey yapıp vaktinden bir yarım saat önce okula gittim. Aslında itiraf ediyorum bu kadar uzak olmasaydı erken gitme imkanımda olmazdı doğrusu. Erken gidince bahçede sınavı bekleyen insanlar topluluğunu da görme imkanına kavuşmuş oldum. Garipsedim. Birden kendimi yaşlı hissettim. Ne kadar genç vardı öyle. Halbuki otuzlu yaşların başında biri olarak bu tür bir duygu içime girmem çok mantıksızdı. Ama görünen köy ne kadar kılavuz isteyebilir ki? Sınav binasına giriş, sınav salonunu buluş ve yerine geçiş…
En arka sıraya geçip bana ayrılan sıraya oturdum. Görevlilerden birine tabir yerindeyse dibim düştü. Kumral, mavi gözlü tam kıvamında bir öğretmen. Yaşımızın yakın olduğunu tahmin ediyorum. Belki ben biraz ondan büyük olabilirim. Ben sınav olan birisi o da sınav da gözetmen olan birisi. Nasıl olabilir ki etkileşimimiz. Tabii olabilir mümkün. Ya da mümkün ötesi. Zaten bu mümkünsüz beklentilerimin kurbanı olduğum izlenimi içindeyim son zamanlarda. Kendi kendine kurban edilen bir hayat yaşadığım. Cevap anahtarları dağıtıldı. Gözüm üzerinde. Sınıfta dolaştı gözüm üzerinde. Diğer gözetmen arkadaşıyla konuştu gözüm üzerinde. Tabii bir taraftan da aklımın hayal makinesinin ürettiği hayaller aklımda. Sahi ne kadar sahipsiz bırakılan hayal kafamın içinde taşan. Sahipsiz ve kimsesiz dolaşan ortalıklarda.
Sonra gözüm önümdeki standart kutuya ilişti. “Kırtasiye Kutusu” evet üzerinde bu yazıyor karton kutunun. Ve içinde de silgi, kalemtraş, iki kalem, bir parça kağıt mendil ve şekerlerin olduğu. İçindekileri boşalttım ve şekeri ağzıma attım. Gözüm yine onun üzerinde. Dikkatini çekmeye çalıştım lakin olmadı. Sonra soru kitapçıkları dağıtıldı ve sınav başladı. Artık gözüm kitapçığın üzerindeydi. Bölüm bölüm ayrılmış soruları çözerken yine bir dizi haksızlık kurbanı olduğum standart nakaratımı geçirdim içimden. Niye hep böyle oluyordu ki? Sonra sınav bitti. Başımı kaldırdım ve son kez baktım ona. Son bir kez daha. Biliyordum ki onu bir daha göremeyeceğim. Keşke bir yolunu bulup benimle konuşsa ve bana çıkışta bir çay içmeyi teklif etse diye düşünerek fonunda slow bir müzik eşliğinde teşekkür ederek çıktım salondan. Ve sonra hayat yine devam etti. Çünkü hayat her ne olursa olsun devam eder. Hep ama hep. Onu da geride eskimiş umutlarımın yanında bıraktım. Onun gibi içimde kıvrılıp kalan diğerlerinin. Sonra hep aynı soru içinde geçirdim aklımın artık zamanlarını. Niye ona takıldı gözüm? Olmak istediğim gibi oluşuna mı yoksa yüreğimin sevgi ihtiyacına mı? En son ihtimal tensel isteğin yakıcığı mı? Belki de bir karışımdır ortaya hepsini içeren. Biliyorum bir mesel üzere gider hayat. Benim meselim de böyle ikircikli kalmak mı dersin? Ve sonra bir şarkı çalınıyor bu sözleri dökerken içimden sıra sıra. Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin?

http://www.youtube.com/watch?v=nfJm8SvflkA

Have a contingency More

May 12, 2012 This date is actually in Turkey, "Mothers Day" is celebrated. Yeah right. I celebrated my mother went to my mother the day before the day of the mothers. Although I did not receive gifts because of financial difficulties being experienced frustration as I have nothing to do. You already know it. The brave my mother. Hearted, and wiser ... I think the reasons for this interest grows, and their interest in the children of mothers who understood. Always lived in my early twenties I thought I was exaggerating. Why is it so unnecessary to think he would think that falls on us. Later I realized that after I'm all real exaggerated. This also happened in so many things learned here to Eternity. No excess in fact does not make mothers. Because they live in a flood of love. Sometimes I think of death is falling. And right away. Because it hurts my soul. God help us.

There is also another meaning of this history of the people living in Turkey for a part actually. Held this date, I do not know how many thousandth time ALES (Academic Licensing Exam), and to me in an exam at regular intervals. For Master's, doctoral training and an examination deemed necessary for academic appointments. I went to my house a primary school in a remote and strange exam. I am not making anything for a long time ago I went to school for half an hour ahead of time. In fact, I admit I would not be further from the truth without the condition of the early going. Community of people waiting to see how the exam go early in the garden I was gained. Strange arrived. Suddenly, I felt old. I was so young it is. However, as one of the early thirties to enter such a feeling inside me very meaningless. But it appears that the village may ask the guide how much? Building entrance exam, exam hall instead of the invention and the transition ...

Most sat in the back row row passes allocated to me. Called one of the officers fell to the bottom so to. Blonde, blue eyes, a teacher, a full consistency. I guess that close to the trail. Maybe a little bit greater than I can. The exam is one exam that I am also someone who is a supervisor. How could it be interactions. May of course possible. Possible or beyond. Already the impression that it's impossible that I'm in a victim of my expectations lately. I live a life of self-sacrifice. Answer keys are distributed. Onto the eye. My eyes wandered over the classroom. Friend, spoke to the supervisor on the other eye. Of course, on the one hand in my mind of my mind, dreaming dreams produced by machine. Really, imagine how much unclaimed left overflowing in my head. Orphaned and homeless wandering nowhere.
Then my eyes fell on a standard container in front of me. "Stationery Box" yes, it says on the carton. And within the erasers, pencil sharpeners, two pens, is a piece of tissue paper and sugars. Discharged and threw the contents of the sugar in my mouth. My eyes on him again. Not yet tried to attract the attention. Then you began to question and exam booklets were distributed. Now, my eyes were on the booklet. Injustice to the victims of a series of questions to solve a partition that separated the standard I spent my words from me. Why And there was always the case? After the exam is over. I removed my head and looked at him one last time. For the last time. I know he'll never see him again. I wish I could find a way speaks to me and offered me to drink tea output, although a slow thinking this fund went up in a music hall by thanking. And then life went on again. Because life will continue no matter what. Always, but always. I left him behind and next to old hopes. The others like him, curled up inside of me. Then my mind is no longer time spent in the same question. Why are you caught her eye? Do you need love in my heart the fact that whether I want to be like? The last possibility is to burn the sensual desire? Perhaps that is a mixture containing all. I know that life goes to a parable. Do you like oak in my course so ambivalent? And then these words to a song playing as well as pouring through me. There is a possibility that the course is to die?

http://www.youtube.com/watch?v=nfJm8SvflkA






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder