13 Mayıs 2012 Bu tarih aslında Türkiye’de “Anneler Günü”
olarak kutlanıyor. Evet doğru. Bir gün öncesinde annemin yanına gidip kutladım aneminde
anneler gününü. Maddi olanaksızlarım yüzünden hediye alamamış olmanın
burukluğunu yaşamış olsam da yapacak bir şeyim yok gibi. Bunu zaten o da
biliyor. Yüreklidir benim annem. Yürekli ve dirayetli… Sanırım büyüdükçe
anlaşılıyor annelerin çocuklarına olan ilgileri ve bu ilginin nedenleri.
Yirmili yaşlarımı yaşarken abarttığını düşünürdüm hep. Neden bu kadar
titizlenip bu kadar üzerimize düşüyor diye düşünüp gereksiz bir olduğunu
düşünürdüm. Sonradan sonraya anladım ki asıl abartan benmişim. J Yaşadıkça öğrenilen
onca şey içinde bu da oluverdi işte. Anneler aslında hiç abartmazlar. Çünkü
sevgi selleri içinde yaşarlar. Bazen ölümü düşüyor aklıma. Ve hemen
uzaklaşıyorum. Çünkü ruhum acıyor. Allah yardımcımız olsun.
May 12, 2012
This date is actually in Turkey, "Mothers Day" is celebrated. Yeah
right. I celebrated my mother went to my mother the day before the day of the
mothers. Although I did not receive gifts because of financial difficulties being
experienced frustration as I have nothing to do. You already know it. The brave
my mother. Hearted, and wiser ... I think the reasons for this interest grows, and
their interest in the children of mothers who understood. Always lived in my
early twenties I thought I was exaggerating. Why is it so unnecessary to think he
would think that falls on us. Later I realized that after I'm all real exaggerated.
This also happened in so many things learned here to Eternity. No excess in
fact does not make mothers. Because they live in a flood of love. Sometimes I think
of death is falling. And right away. Because it hurts my soul. God help us.
Bir İhtimal Daha Var
13 Mayıs 2012 Bu tarih aslında Türkiye’de “Anneler Günü”
olarak kutlanıyor. Evet doğru. Bir gün öncesinde annemin yanına gidip kutladım aneminde
anneler gününü. Maddi olanaksızlarım yüzünden hediye alamamış olmanın
burukluğunu yaşamış olsam da yapacak bir şeyim yok gibi. Bunu zaten o da
biliyor. Yüreklidir benim annem. Yürekli ve dirayetli… Sanırım büyüdükçe
anlaşılıyor annelerin çocuklarına olan ilgileri ve bu ilginin nedenleri.
Yirmili yaşlarımı yaşarken abarttığını düşünürdüm hep. Neden bu kadar
titizlenip bu kadar üzerimize düşüyor diye düşünüp gereksiz bir olduğunu
düşünürdüm. Sonradan sonraya anladım ki asıl abartan benmişim. J Yaşadıkça öğrenilen
onca şey içinde bu da oluverdi işte. Anneler aslında hiç abartmazlar. Çünkü
sevgi selleri içinde yaşarlar. Bazen ölümü düşüyor aklıma. Ve hemen
uzaklaşıyorum. Çünkü ruhum acıyor. Allah yardımcımız olsun.
Bu tarihin aynı zamanda bir başka anlamı daha var aslında
Türkiye’de yaşayan insanların bir kısmı için. Bu tarih bilmem kaç bininci kez
düzenlenen ALES (Akademik Lisans Eğitim Sınavı) ve belirli aralıklarla girmemiz
gereken bir sınav. Yüksek Lisans için, doktora eğitimi için ve akademik
atamalar için gerekli görülen bir sınav. Evime uzak ve garip bir ilkokulda
girdim sınava. Uzun zamandır yapmadığım bir şey yapıp vaktinden bir yarım saat
önce okula gittim. Aslında itiraf ediyorum bu kadar uzak olmasaydı erken gitme
imkanımda olmazdı doğrusu. Erken gidince bahçede sınavı bekleyen insanlar
topluluğunu da görme imkanına kavuşmuş oldum. Garipsedim. Birden kendimi yaşlı
hissettim. Ne kadar genç vardı öyle. Halbuki otuzlu yaşların başında biri
olarak bu tür bir duygu içime girmem çok mantıksızdı. Ama görünen köy ne kadar
kılavuz isteyebilir ki? Sınav binasına giriş, sınav salonunu buluş ve yerine geçiş…
En arka sıraya geçip bana ayrılan sıraya oturdum.
Görevlilerden birine tabir yerindeyse dibim düştü. Kumral, mavi gözlü tam
kıvamında bir öğretmen. Yaşımızın yakın olduğunu tahmin ediyorum. Belki ben
biraz ondan büyük olabilirim. Ben sınav olan birisi o da sınav da gözetmen olan
birisi. Nasıl olabilir ki etkileşimimiz. Tabii olabilir mümkün. Ya da mümkün ötesi.
Zaten bu mümkünsüz beklentilerimin kurbanı olduğum izlenimi içindeyim son
zamanlarda. Kendi kendine kurban edilen bir hayat yaşadığım. Cevap anahtarları
dağıtıldı. Gözüm üzerinde. Sınıfta dolaştı gözüm üzerinde. Diğer gözetmen
arkadaşıyla konuştu gözüm üzerinde. Tabii bir taraftan da aklımın hayal
makinesinin ürettiği hayaller aklımda. Sahi ne kadar sahipsiz bırakılan hayal
kafamın içinde taşan. Sahipsiz ve kimsesiz dolaşan ortalıklarda.
Sonra gözüm önümdeki standart kutuya ilişti. “Kırtasiye
Kutusu” evet üzerinde bu yazıyor karton kutunun. Ve içinde de silgi, kalemtraş,
iki kalem, bir parça kağıt mendil ve şekerlerin olduğu. İçindekileri boşalttım
ve şekeri ağzıma attım. Gözüm yine onun üzerinde. Dikkatini çekmeye çalıştım
lakin olmadı. Sonra soru kitapçıkları dağıtıldı ve sınav başladı. Artık gözüm
kitapçığın üzerindeydi. Bölüm bölüm ayrılmış soruları çözerken yine bir dizi
haksızlık kurbanı olduğum standart nakaratımı geçirdim içimden. Niye hep böyle
oluyordu ki? Sonra sınav bitti. Başımı kaldırdım ve son kez baktım ona. Son bir
kez daha. Biliyordum ki onu bir daha göremeyeceğim. Keşke bir yolunu bulup
benimle konuşsa ve bana çıkışta bir çay içmeyi teklif etse diye düşünerek
fonunda slow bir müzik eşliğinde teşekkür ederek çıktım salondan. Ve sonra
hayat yine devam etti. Çünkü hayat her ne olursa olsun devam eder. Hep ama hep.
Onu da geride eskimiş umutlarımın yanında bıraktım. Onun gibi içimde kıvrılıp
kalan diğerlerinin. Sonra hep aynı soru içinde geçirdim aklımın artık
zamanlarını. Niye ona takıldı gözüm? Olmak istediğim gibi oluşuna mı yoksa
yüreğimin sevgi ihtiyacına mı? En son ihtimal tensel isteğin yakıcığı mı? Belki
de bir karışımdır ortaya hepsini içeren. Biliyorum bir mesel üzere gider hayat.
Benim meselim de böyle ikircikli kalmak mı dersin? Ve sonra bir şarkı çalınıyor
bu sözleri dökerken içimden sıra sıra. Bir ihtimal daha var o da ölmek mi
dersin?
http://www.youtube.com/watch?v=nfJm8SvflkA
http://www.youtube.com/watch?v=nfJm8SvflkA
Have a contingency More
May 12, 2012
This date is actually in Turkey, "Mothers Day" is celebrated. Yeah
right. I celebrated my mother went to my mother the day before the day of the
mothers. Although I did not receive gifts because of financial difficulties being
experienced frustration as I have nothing to do. You already know it. The brave
my mother. Hearted, and wiser ... I think the reasons for this interest grows, and
their interest in the children of mothers who understood. Always lived in my
early twenties I thought I was exaggerating. Why is it so unnecessary to think he
would think that falls on us. Later I realized that after I'm all real exaggerated.
This also happened in so many things learned here to Eternity. No excess in
fact does not make mothers. Because they live in a flood of love. Sometimes I think
of death is falling. And right away. Because it hurts my soul. God help us.
There is also another meaning of this history of the people living in
Turkey for a part actually. Held this date, I do not know how many thousandth
time ALES (Academic Licensing Exam), and to me in an exam at regular intervals.
For Master's, doctoral training and an examination deemed necessary for academic
appointments. I went to my house a primary school in a remote and strange exam.
I am not making anything for a long time ago I went to school for half an hour ahead
of time. In fact, I admit I would not be further from the truth without the condition
of the early going. Community of people waiting to see how the exam go early in
the garden I was gained. Strange arrived. Suddenly, I felt old. I was so young it
is. However, as one of the early thirties to enter such a feeling inside me very
meaningless. But it appears that the village may ask the guide how much? Building
entrance exam, exam hall instead of the invention and the transition ...
Most sat in the back row row
passes allocated to
me. Called one of the officers fell to the
bottom so to. Blonde, blue eyes, a teacher, a
full consistency. I guess that
close to the trail. Maybe a little bit greater
than I can. The exam is one exam that I am also someone who is a
supervisor. How could it be
interactions. May of course possible. Possible
or beyond. Already
the impression that it's impossible
that I'm in a victim of my expectations lately. I live a life of
self-sacrifice. Answer keys are distributed. Onto
the eye. My eyes wandered over the classroom. Friend,
spoke to the supervisor on the other eye.
Of course, on the one hand in my mind of my mind, dreaming
dreams produced by machine. Really, imagine
how much unclaimed left overflowing in my
head. Orphaned and homeless
wandering nowhere.
Then my eyes fell on a standard container in front of me. "Stationery Box" yes, it
says on the carton.
And within the erasers,
pencil sharpeners, two pens, is a piece of tissue
paper and sugars. Discharged
and threw the
contents of the sugar in my mouth.
My eyes on him again.
Not yet tried to
attract the attention. Then you began to question and
exam booklets were distributed.
Now, my eyes were
on the booklet. Injustice to
the victims of a
series of questions to solve
a partition that separated
the standard I spent my words from me. Why
And there was always the case? After the exam is over.
I removed my head and looked at him one
last time. For the last time. I
know he'll never see him again. I
wish I could find a way speaks
to me and offered
me to drink tea output,
although a slow
thinking this fund went up in a music
hall by thanking. And then life went on
again. Because life will continue no matter what. Always, but always. I left him behind and next to
old hopes. The
others like him, curled
up inside of me. Then my mind is no longer time
spent in the same
question. Why are you caught her eye? Do you need love
in my heart the fact that whether I want to be like?
The last possibility
is to burn the
sensual desire? Perhaps that is a mixture containing
all. I know that life
goes to a parable.
Do you like oak
in my course
so ambivalent? And
then these words to a song
playing as well as pouring through me. There
is a possibility that the course is
to die?
http://www.youtube.com/watch?v=nfJm8SvflkA
http://www.youtube.com/watch?v=nfJm8SvflkA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder