Bu akşamı kendime Sezen Aksu şarkıları ile dolu bir akşam ilan ettim. Eve geldiğimden beri Sezen Aksu şarkıları çalıyor fonda. Yemek yerken, meyve yerken, Çay içerken onun şarkıları eşlik etti bana. Ne çok hayatta dair şarkısı varmış meğer. Dinledikçe hayret ediyor kulaklarım. Her dinleyişimde hep bambaşka lezzetler alıyor ruhum. Dertlerime merhem oluyor biraz. Bazen düşünüyorum ulan ne derdin var diye. Dert dediğin nedir ki diye. Ama öyle demeyin. Ne olur demeyin! Her dağın kışı kendine. Her dağdaki kış kendine zorlu. Benim öyle. Bana göre kış her yanıyla.
Gidenler artıyor hayatımda. Tamamen çekip gidenler. Bir süre sonra görme ihtimali olanlar. Sıra sıra diziliyorlar hayat içinde. Tamamen çekip gidenleri toprak anaya emanet ediyorum. Tahtalar sıralanıp üzerlerine toprak atılırken öylece seyretmek pek garip. Bazen anlayamıyorum insanı en çok ne yaralıyor? Gideni öylece orada, bu karda kışta o topağın bağrında bırakmak mı? Yoksa onsuz geçen bir hayatın nasıl olacağının sızısı mı? Yoksa bir gün o tahtalar senin bedeninin üzerine konurken, topraklar üzerine atıldıktan sonra, insanlarında seni bırakıp gideceği fikrinin ağırlığı mı? Düşünüyorum. Ölmek fikri acıtmıyor ya da korkutmuyor yüreğimi. Birgün gelecek ve kolay ya da zor canımı teslim edeceğim. Ne zaman o gün bilemiyorum. Bugün, yarın ya da taktir edilen herhangi bir zaman. Ölmek fikri baş ucumun vazgeçilmezleri gibi sanki. Ölümler gelince hayata daha iyi bir anlıyor insan. Ölümler gelip girince hayata insan düşünmek istiyor nasıl olacak kendi sonu da diye. Ama benim böyle bir son hayalim yok. Düşünyorum nasıl olacak diye. Canlanmıyor hiçbirşey kafamın içinde, usumda. Ölücem işte diyor içimden bir ses. Bir gün, bir yerde ve de birşekilde. Diğer bir gariplik ne biliyor musun? Benim bir düğün gecesi hayalim de yok. Düşünmemiş, beklememiş ve de hiç umut olmamış bu konuda içimde. Ne garip...
Bazı çizgilerin hatları daha da belirginleşiyor. Büyüdüm, adam oldum diyor için artık. Büyüdüm. Zaten her ölüm bizi bir üst basamağa çıkarmıyor mu? İşte bir basamak daha çıktım hayat yolunda. Sıralamada altımda olan insan sayısı artıyor. Artık el öptürmeye başlasam mı ne? :)
Bir de hayatta olupda hayatımdan çıkanlar var. Yine... Nasıl oluyor bu anlamıyorum. Bir bakıyorum tükenmiş o kişiyle ilgili içimdeki herşey. Tükenmiş ve bitmiş. Sonuç onu çıkarıp hayatımın içinden dışarıya bırakmışım. Olmuş ve bitmiş. Evet hala görüşüp konuştuklarım var. Ama o kadar nadir. Konuştuklarına ilgim o kadar azki. Nezaket inceliği sadece.
Ne diyor Sezen Aksu; Ben her bahar aşık olurum...
Gidenler artıyor hayatımda. Tamamen çekip gidenler. Bir süre sonra görme ihtimali olanlar. Sıra sıra diziliyorlar hayat içinde. Tamamen çekip gidenleri toprak anaya emanet ediyorum. Tahtalar sıralanıp üzerlerine toprak atılırken öylece seyretmek pek garip. Bazen anlayamıyorum insanı en çok ne yaralıyor? Gideni öylece orada, bu karda kışta o topağın bağrında bırakmak mı? Yoksa onsuz geçen bir hayatın nasıl olacağının sızısı mı? Yoksa bir gün o tahtalar senin bedeninin üzerine konurken, topraklar üzerine atıldıktan sonra, insanlarında seni bırakıp gideceği fikrinin ağırlığı mı? Düşünüyorum. Ölmek fikri acıtmıyor ya da korkutmuyor yüreğimi. Birgün gelecek ve kolay ya da zor canımı teslim edeceğim. Ne zaman o gün bilemiyorum. Bugün, yarın ya da taktir edilen herhangi bir zaman. Ölmek fikri baş ucumun vazgeçilmezleri gibi sanki. Ölümler gelince hayata daha iyi bir anlıyor insan. Ölümler gelip girince hayata insan düşünmek istiyor nasıl olacak kendi sonu da diye. Ama benim böyle bir son hayalim yok. Düşünyorum nasıl olacak diye. Canlanmıyor hiçbirşey kafamın içinde, usumda. Ölücem işte diyor içimden bir ses. Bir gün, bir yerde ve de birşekilde. Diğer bir gariplik ne biliyor musun? Benim bir düğün gecesi hayalim de yok. Düşünmemiş, beklememiş ve de hiç umut olmamış bu konuda içimde. Ne garip...
Bazı çizgilerin hatları daha da belirginleşiyor. Büyüdüm, adam oldum diyor için artık. Büyüdüm. Zaten her ölüm bizi bir üst basamağa çıkarmıyor mu? İşte bir basamak daha çıktım hayat yolunda. Sıralamada altımda olan insan sayısı artıyor. Artık el öptürmeye başlasam mı ne? :)
Bir de hayatta olupda hayatımdan çıkanlar var. Yine... Nasıl oluyor bu anlamıyorum. Bir bakıyorum tükenmiş o kişiyle ilgili içimdeki herşey. Tükenmiş ve bitmiş. Sonuç onu çıkarıp hayatımın içinden dışarıya bırakmışım. Olmuş ve bitmiş. Evet hala görüşüp konuştuklarım var. Ama o kadar nadir. Konuştuklarına ilgim o kadar azki. Nezaket inceliği sadece.
Ne diyor Sezen Aksu; Ben her bahar aşık olurum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder