Dün akşam erkenden yatağın içine girdim. Sanırım depresyon belirtisi olarak görmem gerek bu durumumu. Sabaha kadar deliksiz uyudum. Bir sürü rüya gördüm. Bir çoğu şuan aklımda değil. Anlamlı anlamsız bir sürü rüya. Sabah gözlerimi açtım. Ve birşey fark ettim. Uzun zamandır susturmayı başaramadığım bir sürü ses artık kulağımda çınlamıyordu. Birşeyler olmuştu ben rüyadayken. O sessizliğin getirdiği dinginlik gerçekten güzeldi. Soğuk olmasına rağmen güne gerçekten dinç ve azimli uyandım. Uzun zamandır ilk defa. Uzun zamandır zorunluluğun getirdiği mecburiyetle yaptığım herşeyin artık o en eski anlamlarına kavuştuğunu gördüm bu sabah.
Bir kaç dakika önce, yazdıklarımı okuyan birisinden bir kaç maddeden oluşan yorumunu aldım. Yazdıklarının çoğu pek iç açıcı olmasada gerçekten mutlu oldum o eleştirel yazıyı görünce. Şu başımın bir türlü düzeltemediğim belası -de, -da ve yazdıklarımın kopukluğu üzerine yapılmış bir eliştiriydi. Tabii birde neden mutlu olmadığım konularıyla ilgi. Kendisinin sadece durum tespiti yapmak adına bu tür bir yazı yazdığını düşünerek tek tek cevaplamadım yazdıklarını. Teşekkür ettim kendisine. Gerçekten içten bir teşekkür etmeye çalıştım. Çünkü önemliydi birilerinin yazdıklarımı zaman ayırıp okuması ve eleştirmesi. Umarım teşekkürümün içtenliği kabul görmüştür. Mutlu olup olmamaya gelince. Bende her insan gibi hem mutluyum hem mutsuz. Mutlu olduğum anları yaşayıp gittiğim ve mutluluğun hazzını o an yaşadığm için, içimde biriken birşeyler kalmıyor. Bunun yanında o mutsuzluk sebeplerine gelince; onları bir türlü atamıyor insan. İçinde kalıp birikincede tortusu yoruyor yüreği, aklı ve ruhu. O yüzden atıveriyorum burada içimdekileri. Bu aynı zamanda kendime başkalarının gözüyle bakmayıda getiriyor. Keyif ve heyecan verici bir deneyim oluveriyor bir anda.
Şimdilik herşeyin olmasına hazır gibiyim. Şimdilik olanların ya da olacakların üstesinden gelir gibi duruyorum.Sanırım içimdeki her bir düğümü çözerek kendimi özgür bırakıyorum. Allah'ım, sen nelere kadirsin böyle... Saol
Bir kaç dakika önce, yazdıklarımı okuyan birisinden bir kaç maddeden oluşan yorumunu aldım. Yazdıklarının çoğu pek iç açıcı olmasada gerçekten mutlu oldum o eleştirel yazıyı görünce. Şu başımın bir türlü düzeltemediğim belası -de, -da ve yazdıklarımın kopukluğu üzerine yapılmış bir eliştiriydi. Tabii birde neden mutlu olmadığım konularıyla ilgi. Kendisinin sadece durum tespiti yapmak adına bu tür bir yazı yazdığını düşünerek tek tek cevaplamadım yazdıklarını. Teşekkür ettim kendisine. Gerçekten içten bir teşekkür etmeye çalıştım. Çünkü önemliydi birilerinin yazdıklarımı zaman ayırıp okuması ve eleştirmesi. Umarım teşekkürümün içtenliği kabul görmüştür. Mutlu olup olmamaya gelince. Bende her insan gibi hem mutluyum hem mutsuz. Mutlu olduğum anları yaşayıp gittiğim ve mutluluğun hazzını o an yaşadığm için, içimde biriken birşeyler kalmıyor. Bunun yanında o mutsuzluk sebeplerine gelince; onları bir türlü atamıyor insan. İçinde kalıp birikincede tortusu yoruyor yüreği, aklı ve ruhu. O yüzden atıveriyorum burada içimdekileri. Bu aynı zamanda kendime başkalarının gözüyle bakmayıda getiriyor. Keyif ve heyecan verici bir deneyim oluveriyor bir anda.
Şimdilik herşeyin olmasına hazır gibiyim. Şimdilik olanların ya da olacakların üstesinden gelir gibi duruyorum.Sanırım içimdeki her bir düğümü çözerek kendimi özgür bırakıyorum. Allah'ım, sen nelere kadirsin böyle... Saol
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder