İçimde bir tortu var. Akıp gidiyor sanki. Akıp gidiyor... Nereye? Nasıl? Ne sebepten ötürü bilmiyorum. Bir yılgınlık hali gibi de değil bu. Hani olur ya hiçbirşeye yapmak istemez içiniz. Öyle durursunuz kenarda köşede bir çuval gibi. İşte öyle değil halimin ahvali. Biraz kırgınlık var. Biraz kızgınlıkta eşlik ediyor yanında bu duyguya. Bunun yanında hepsinde öte bir durum. Yeni yeni yaşadığım birşeylerin kımıltısı içinde. Belki biraz herşeyin biran önce olmasına karşı duyduğum isteğin esintileridir bunlar. Biran önce yeni şeylerin başlaması gerektiği izlenimi. Birşeylerin olmasına yakın bir yerde durduğumu düşünüyorum. Hatta düşünmüyor çoğu zaman hissediyorum bunu. İşte o hissettiğim şeylerin biran önce olmasını istiyorum. Sanırım bu sebepten ötürü biraz aceleci ruhum. Biraz tez canlı oldu gibi. Sabır diliyorum kendim için Allah'tan.
Yine aynı noktaya gelip duru veriyorum. İçimde sahibini bekleyen söylenmemiş sözlerim var. Daha doğrusu sahiplerini bekleyen sözler. Sanırım onlar da sıkıştırıyor beni yer yer. Söylenmeden kalmış içimde. Evet bunu şuan şu satırları yazarken daha anladım. Yokladım içimi de. Evet sahibinin duymasını istediğim ama duyuramadığım sözler var içimde. Söylediğim zaman var olan düzenin bozulmasından korktuğum sözler. Düşündükçe yüzler belirmeye başladı bile beynim aynasında. Ne diyeceğim şimdi. Ya da hangi sıfatla söyleyeceğim ki. Ben senden çok hoşlandım X mi diyeceğim. Sana dokunmak için her türlü taklayı atabilirim mi diyeceğim. Geçmişte çekilip bir yerlerden güneşin batışını izlerken kalabalık içinde yanlızken. Sadece sen vardın aklımda ve benim zor zamanları atlatmamda senin hayalin mi yardımcı oldu diyeceğim. Peki ne ifade edecek sence. Bak şunu kabul ediyorum. Bu beni çok rahatlatacak. Ya sonrası? işte sonrasının ne olacağı düşüncesi soru işareti olma özelliğini koruduğu için burkuk kalıyorum öylece.
Madem X dedim. X demeye devam ediyorum. Bazen bakıyorum X'in facebookundan resimlerine. Nihayetinde arkadaşım. Düşünüyorum. 10 ay öncesi hislerimin yoğunluğunu. ve şimdiki halini duygularımın. Evet daha iyi anladım bu sefer. Gerçekten de ona karşı hissetiğim sadece geçmişin tortuları. Geçmişte yaşanmamış, yarım bile kalabilme özelliği göstermemiş kadük duygular yumağı. İşte bu yumak beni zorluyor. Ne çok yumak barındırabiliyormuşum meğer.
Ey X sessizliğimin içindeki dingin fırtınam oldun sen. Şimdi az önce bir daha baktım fotolarına facebooktan. Hala yanı düşünüyorum. Geçmişimin sessiz fırtınası oldun içimde. Her ne kadar bir miktarda hayatına, gerçek hayatına sızmayı yüreğim çok istemiş olsada. Bunu başaramamış olsamda. Sana borçlu sayılırım. Çünkü geçmişin dar boğazlarında. Hele ki o zamanlarda seninle geçtim fırtınalar içinden. Belki senin haberin yoktu bundan. Bilmedin... Bilemedin de. Bunun yanında fırtınalarda içimi ferahlatan inci tanesi oldun. Tüm yolları katlanılır kılan. Senden bana bir yadigar kalmıştı o zamanlardan. Hep o yadigara dokunarak geçtim yolları. Şimdi biryerlerde saklı duruyor. Büyük bir ihtimalle birazdan kalkıp ona bakacağım ve düşüneceğim aynı hislerle aynı yoğunlukta hissediyor muyum diye. Her zamanki sınır kelimeler dökülecek içimden. Bu da geçmiş be. Geriye söylenmemiş sözcüklerin ağır kahve tortusu kalmış. O telveden fal bakılır mı acaba? Ya da fal ne anlatır bana?
Yine aynı noktaya gelip duru veriyorum. İçimde sahibini bekleyen söylenmemiş sözlerim var. Daha doğrusu sahiplerini bekleyen sözler. Sanırım onlar da sıkıştırıyor beni yer yer. Söylenmeden kalmış içimde. Evet bunu şuan şu satırları yazarken daha anladım. Yokladım içimi de. Evet sahibinin duymasını istediğim ama duyuramadığım sözler var içimde. Söylediğim zaman var olan düzenin bozulmasından korktuğum sözler. Düşündükçe yüzler belirmeye başladı bile beynim aynasında. Ne diyeceğim şimdi. Ya da hangi sıfatla söyleyeceğim ki. Ben senden çok hoşlandım X mi diyeceğim. Sana dokunmak için her türlü taklayı atabilirim mi diyeceğim. Geçmişte çekilip bir yerlerden güneşin batışını izlerken kalabalık içinde yanlızken. Sadece sen vardın aklımda ve benim zor zamanları atlatmamda senin hayalin mi yardımcı oldu diyeceğim. Peki ne ifade edecek sence. Bak şunu kabul ediyorum. Bu beni çok rahatlatacak. Ya sonrası? işte sonrasının ne olacağı düşüncesi soru işareti olma özelliğini koruduğu için burkuk kalıyorum öylece.
Madem X dedim. X demeye devam ediyorum. Bazen bakıyorum X'in facebookundan resimlerine. Nihayetinde arkadaşım. Düşünüyorum. 10 ay öncesi hislerimin yoğunluğunu. ve şimdiki halini duygularımın. Evet daha iyi anladım bu sefer. Gerçekten de ona karşı hissetiğim sadece geçmişin tortuları. Geçmişte yaşanmamış, yarım bile kalabilme özelliği göstermemiş kadük duygular yumağı. İşte bu yumak beni zorluyor. Ne çok yumak barındırabiliyormuşum meğer.
Ey X sessizliğimin içindeki dingin fırtınam oldun sen. Şimdi az önce bir daha baktım fotolarına facebooktan. Hala yanı düşünüyorum. Geçmişimin sessiz fırtınası oldun içimde. Her ne kadar bir miktarda hayatına, gerçek hayatına sızmayı yüreğim çok istemiş olsada. Bunu başaramamış olsamda. Sana borçlu sayılırım. Çünkü geçmişin dar boğazlarında. Hele ki o zamanlarda seninle geçtim fırtınalar içinden. Belki senin haberin yoktu bundan. Bilmedin... Bilemedin de. Bunun yanında fırtınalarda içimi ferahlatan inci tanesi oldun. Tüm yolları katlanılır kılan. Senden bana bir yadigar kalmıştı o zamanlardan. Hep o yadigara dokunarak geçtim yolları. Şimdi biryerlerde saklı duruyor. Büyük bir ihtimalle birazdan kalkıp ona bakacağım ve düşüneceğim aynı hislerle aynı yoğunlukta hissediyor muyum diye. Her zamanki sınır kelimeler dökülecek içimden. Bu da geçmiş be. Geriye söylenmemiş sözcüklerin ağır kahve tortusu kalmış. O telveden fal bakılır mı acaba? Ya da fal ne anlatır bana?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder